02.02.2010

Petrol ve Elmas Ülkesi: ANGOLA

Bati Afrika’ nın Ekvator altı hizasında olan Angola geniş toprakları ve uzun Atlas Okyanusu sahili ile Afrika Haritasında göze çarpan bir ülke. Ülkede bulunan zengin elmas ve petrol yatakları savaş sonrası çok hızlı bir kalkınma donemi başlatmış ve Angola dünyanın ilgi odağı ülkelerinden biri haline gelmiş.

İlk ziyaret ettiğimde 2006 yılının Eylül ayı idi ve benim için çok zor bir seyahat olmuştu. Havaalanında başlayan düzensizlikler, uçakta iyi bir yer kapamamam(!), yaklaşık 4 saati aşan bir gecikme ve Angola Havaalanında karşılaştığım muamele, nerdeyse 5 saate yakın bekletilmem, unutamadığım çok yorucu bir yolculuktu.

2002 li yıllarda savaşın bittiği ve öncesinde özgürlük mücadelesi sonrasında da kendi aralarındaki kabile savaşları ile 40 yıla yakındır devam eden savaşlar  adeta insanların yüzlerine yansımış , bakışlardaki donukluk ve sertlik beni çok şaşırtmıştı. Hiç alışık olmadığım bir Afrika manzarası ile karşı karşıya kalmış bu insanlar kim bilir neler yaşadı da O sıcak ve sevecen Afrika insanı bu hale dönüştü demiştim.

Aradan geçen 3 yılda yaptığım seyahatlerde gözle görülür bir gelişme ve değişimi gözlemledim. Bugün artık hızlı bir şekilde savaş psikolojisinden kurtulan ve yüzü gülen insanlarla birlikte çok hızlı büyüyen ve yeni binalarla cehresi değişen bir Angola var diyebilirim.

Başkent Luanda 6-7 milyon insani barındıran ve sürekli büyüyen bir şehir. Savaş döneminde ülkeyi terk eden Angolalılar geri donuyorlar, gerek inşaat sektöründeki hareketlilik gerekse de ticaretin canlılığı çevre ülkeler ve başta Çin, Portekiz ve Brezilya olmak üzere ülkeyi yatırım merkezi haline getirmiş.

Ziyaret ettiğimiz Lübnanlı bir is adamı `Benim Kongo’ da da işlerim var , oranın nüfusu 60 milyondan fazla, Angola ise 16 milyon civarında ama Kongo’ dan nerdeyse iki kat fazla mal çekiyor ülke ve buna rağmen yetmiyor` diyerek ticaretteki canlılığı ifade etti.

İki yıldır kiralık bir yerde faaliyet gösteren, şu sıralarda da inşaatı bitmek üzere olan kendi binalarına taşınan Türk Okulu ülkedeki iftihar kaynağımız. Okulun çevresinde yavaş yavaş iş adamlarımızda yerini almaya başlamış. Konuştuğumuz dostlar ülkenin çok pahalı bir ülke olduğunu, bürokrasinin çok yavaş ve zor döndüğünü anlatıyorlar ama çok canlı bir ekonomik yapıdan ve gelecek vaat eden bir ülke olması hasebiyle Türk is adamları açısından iyi bir fırsat olduğunu da vurguluyorlar.

Evinde misafir kaldığım Azeri dostum Natik Bey bir Petrol Şirketinde üst düzey yönetici olarak çalışıyor. Şirketin ona tahsis ettiği ev büyük bir site içerisinde yaklaşık 120 m2 ama kirası 12.000 USD civarında. Şehirde 40 m2 kare bir evin kirası 1.600 USD yi buluyor. Evler  her ne kadar çok güzel olmasa da ev bulmanın çok zor olması fahiş fiyatları sıradan hale getirmiş.

Ülkede herkes Portekizce konuşuyor ve İngilizce henüz yaygınlaşmamış. Portekizce bir tercüman olmadan ülkede bir sey yapmak çok zor. Televizyonlarda Brezilya ve Portekiz kanallarının çokluğu kültürel açıdan Angola’ nın bu ülkelerle irtibatının yakınlığını da gösteriyor.

Daha çok şeylerin yazılabileceği Angola dan şimdilik bu kadar…..