06.10.2009

Madagaskar

 

Johannesburg’ dan kalkan uçağımız 3 saatlik bir yolculuktan sonra Madagaskar in başkenti Antananarivo’ ya indiğinde; her haliyle Afrika kıtasının bir parçası olan adanın hemen hemen ortası denilebilecek bir bölgeye vardığımız söylenebilirdi. Neredeyse dörtte üçünü dolaştığımı söyleyebileceğim yerküremizin doğallığını hala koruyabilen bu parçası bence gerek insan manzaraları , gerekse de tabiattaki zengin çeşitliliği ile orijinal ve görülmeye değer bir ada ülke.

 

Bir taraftan öküzlerin çektiği arabaların yanında  yalınayak fakir insanlar, diğer taraftan son model arabaların içinde modern kıyafetleri ile zengin insanları ayni karede görmek mümkün. Madagaskar insani kendilerini Malgas olarak çağırıyorlar. Genelde fakir oldukları halde mütebbessim ve huzurlu insanlar. Tarih boyunca okyanuslara açılan gemicilerin uğrak limanı olması, Asya ve Afrika nin arasındaki bu adada insan genetiğini de zenginleştirmiş. Tam olarak melez insanlar, ne Afrika nın siyahına ne de Asya’ nın esmerine benziyorlar. Ülkede ara ara karşılarına çıkan siyasi ihtilallerin dışında büyük olay ve savaş olmamış. Fransa nin uzun yıllar sömürgesi olarak kalmış olmanın etkileri her yerde kendini hissettiriyor. Hemen herkes Fransızca biliyor, sokaklarda 1950 li yıllardan kalma Fransız arabaları, şehirde eskiliğine rağmen binalardaki mimari tarz hatta köy evlerine varıncaya kadar Fransa’ nın etkisi hala devam ediyor.

 

Başkent Antananarivo’ ya kısaca Tana diyorlar. Şehir yedi tepenin ortasındaki büyük bir gölün çevresine kurulmuş. Şehri kuran Malgas Kral yedi hanimi için her tepeye bir saray yaptırmış. Günümüzde bu saraylardan çoğu yok, hala kalıntıları olan büyük sarayın önünden şehri kuşbakışı izlemek mümkün.

Tana’ ya 60 km mesafedeki göle yaptığımız yolculuk 3 saate yakın surdu. Yollar çok bozuk. Yol boyunca tabiattaki zenginliği ve çeşitliliği görmek mümkün. Dünyada en çok canlı çeşidinin olduğu yerlerden biri olarak Madagaskar adasından bahsediliyor. Bitkiler ve değişik hayvan çeşitleri bütün güzelliği ile izleyenlere tefekkür ziyafeti sunuyor.

 

College La Lumiere Madagaskar’ da 8 yıldır faaliyet gösteren Türk Okulu. Başarıları göz kamaştırıyor, eğitime katkıları ve aldığı başarılarla okulu tanımayan kalmamış. Yeni binasının açılışına katildik. Eğitim Bakanlığının üst düzey yetkilileri ve yerel yöneticiler hem okulun eğitime katkıları hem de öğretmenlerin fedakarlıkları için takdir dolu konuşmalar yaptılar. Bir öğrenci velisi yaptığı konuşmada Madagaskar’ ın gelecekteki devlet başkanının bu okuldan çıkacağına inanıyorum dedi ve okul sayesinde tanıdığı ve gezdiği Türkiye’ ye ve Türk insanına hayran olduğunu söyledi.

 

Fransa nin ülke üzerindeki hakim politikalarının hala devam ettiğini anlatan rehberimiz ; bu durumun ülkenin fakir ve geri kalmış bir ülke olmasında da etkili olduğunu anlatırken gezi boyunca birlikte olduğumuz meşhur ve değerli sanatçımız Yüksel Uzel, Fransa nin tanınmış devlet adamı Charles De Gaulle un` Fransa çok güzel bir memleket ne yazık ki Fransızların elinde’’ sözüne ‘’Madagaskar çok güzel bir ülke ama ne yazık ki o da Fransızların elinde’’  ifadeleriyle latife yaptı.